Connect with us

Spor

Dünya Kupası'nda üçüncülük savaşı: Rakipler Fransa ve İngiltere

2026 FIFA Dünya Kupası’nda finale uzanamayan iki güçlü ekip, turnuvayı madalyayla tamamlamak için kozlarını paylaşacak. Fransa ile İngiltere, üçüncülük maçında futbolseverlere prestij mücadelesi sunacak.

Published

on

Dünya Kupası'nda üçüncülük savaşı: Rakipler Fransa ve İngiltere

Miami Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma TSİ 00.00’da başlayacak. Mücadeleyi Venezuela Futbol Federasyonu’ndan Jesus Valenzuela yönetecek. Yardımcılıklarını ise Jorge Urrego ve Tulio Moreno üstlenecek.

İki takım bugüne kadar 32 kez karşı karşıya geldi. Bu maçların 17’sini İngiltere, 10’unu Fransa kazanırken, 5 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. İstatistiklerde İngiltere önde görünse de Fransa, son büyük turnuva randevusunda rakibini mağlup etmeyi başarmıştı.

Taraflar en son 2022 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya gelmiş, Fransa Tchouameni ve Giroud’nun golleriyle sahadan 2-1 galip ayrılmıştı. 

[eii post_id=”602″ theme=”1″]

Bu kez iki ekip, Dünya Kupası’nı üçüncülükle tamamlayarak turnuvaya moralli veda etmek için sahaya çıkacak.

Spor

Vanspor, Erzurum kampının ilk etabını tamamladı

Trendyol 1. Lig’de yeni sezonda mücadele edecek olan temsilcimiz Vanspor, yeni sezon hazırlıkları kapsamında Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde gerçekleştirdiği birinci etap kamp çalışmalarını tamamladı.

Published

on

By

Vanspor, Erzurum kampının ilk etabını tamamladı

Teknik Direktör Murat Yıldırım yönetiminde yaklaşık 15 gün süren kampta fiziksel dayanıklılık, kuvvet ve taktik ağırlıklı antrenmanlar gerçekleştiren kırmızı-siyahlılar, yeni sezon öncesinde yoğun bir çalışma temposu geçirdi. Oyuncuların kamp boyunca sergilediği performanstan memnun kalan teknik heyet, takımın istenilen seviyeye ulaşması için çalışmalarını planlanan program doğrultusunda sürdürüyor.

İkinci Etap Kampı 21 Temmuz’da Başlayacak

İlk etap kampını tamamlayan Vanspor, kısa bir aranın ardından 21 Temmuz’da yeniden Erzurum’da toplanarak ikinci etap kamp çalışmalarına başlayacak. Bu süreçte hazırlık maçlarıyla takımın maç temposunun artırılması ve yeni transferlerin uyum sürecinin hızlandırılması hedefleniyor.

Hedef: Sezona İyi Bir Başlangıç

[eii post_id=”598″ theme=”1″]

Kırmızı-siyahlılar, ikinci etap kampının ardından Trendyol 1. Lig’in ilk haftasında 9 Ağustos’ta Kayserispor ile oynayacağı karşılaşmaya odaklanacak. Teknik heyet ve futbolcular, sezonun ilk maçına en iyi şekilde hazırlanarak lige galibiyetle başlamayı amaçlıyor.

Yeni sezonda taraftarının da büyük desteğini arkasına alacak olan Vanspor, Erzurum kampında ortaya koyacağı çalışmalarla güçlü bir başlangıç yapmayı hedefliyor.

Continue Reading

Spor

Dünya Kupası finalinde düdük Slavko Vincic'te

2026 FIFA Dünya Kupası’nın şampiyonunu belirleyecek İspanya-Arjantin finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. Futbol dünyasının gözünü çevirdiği dev karşılaşmada tecrübeli hakem kritik görev üstlenecek.

Published

on

By

Dünya Kupası finalinde düdük Slavko Vincic'te

2026 FIFA Dünya Kupası’nda nefesler final için tutulurken, kupayı kimin kaldıracağını belirleyecek dev maçın hakemi de netleşti. 19 Temmuz Pazar günü New York New Jersey Stadı’nda oynanacak İspanya-Arjantin finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek.

Uluslararası arenada yönettiği üst düzey karşılaşmalarla dikkat çeken 46 yaşındaki Vincic, Dünya Kupası’nın en önemli mücadelesinde düdük çalacak. Finalde Vincic’in yardımcılıklarını Tomaz Klancnik ve Andraz Kovacic üstlenecek.

Karşılaşmanın dördüncü hakemi olarak ise Ürdün Futbol Federasyonu’ndan Adham Makhadmeh görev yapacak.

[eii post_id=”596″ theme=”1″]

Futbolseverlerin büyük heyecanla beklediği finalde, hakem ekibinin vereceği kararlar da en az sahadaki mücadele kadar yakından takip edilecek. İspanya ile Arjantin arasındaki dev randevu, 2026 Dünya Kupası’nın yeni şampiyonunu belirleyecek.

Continue Reading

Spor

Spor Yazarı Gürsoy: "Sporcu mu büyüyor, sistem mi?"

Spor yazarı Ömer Gürsoy, kaleme aldığı yeni yazısında Türkiye’deki spor federasyonlarının işleyişini, spor ekonomisini ve sporcu odaklı yönetim anlayışını değerlendirdi.

Published

on

By

Spor Yazarı Gürsoy: "Sporcu mu büyüyor, sistem mi?"

Spor yazarı Ömer Gürsoy’un kaleme aldığı yazı şöyle:

Yunus Emre yüzyıllar önce söylemiş.

Bazı sözler herkes için değildir.

Ancak yük taşıyanlar anlar.

Bu yazı da öyle…

Bu satırlar, sabahın köründe çocuğunu antrenmana götüren anneye…

Maaşının önemli bir bölümünü kulüp aidatına ayıran babaya…

Sakatlığına rağmen hayalinden vazgeçmeyen sporcuya…

Yıllardır aynı salonun rutubet kokusunu içine çeken gençlere yazılıyor.

Dertsiz olan için bunlar yalnızca cümledir.

Dert sahibi için ise hayatın ta kendisi…

Sporcu mu, müşteri mi?

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında özel akademiler açılıyor.

Kulüpler büyüyor.

Salonlar doluyor.

Peki gerçekten spor mu büyüyor?

Yoksa yalnızca spor ekonomisi mi?

Bir çocuğun lisans çıkarmasıyla başlayan yolculuk, çoğu zaman yüksek aidatlarla, kamp ücretleriyle, özel derslerle ve bitmeyen masraflarla devam ediyor.

Bir noktadan sonra sporcu, sistemin merkezindeki özne olmaktan çıkıyor.

Yavaş yavaş müşteriye dönüşüyor.

Oysa sporun geleceği müşterilerle değil, sporcularla kurulur.

Oyunun gerçek kurucuları

Tam da bu yüzden federasyonlar vardır.

Federasyon sadece takvim açıklayan kurum değildir.

Federasyon, bir branşın aklıdır.

Antrenörü yetiştirir.

Hakemi yetiştirir.

Turnuvayı planlar.

Ligi kurar.

Altyapıyı tasarlar.

Kulüpleri büyütür.

Ve en önemlisi…

Sporcunun önündeki engelleri kaldırır.

Kısacası oyunu yönetmez.

Oyunu kurar.

Federasyon vitrin değildir

Federasyon yöneticiliği, kariyer yapılacak yer değildir.

Tam tersine…

Kariyerini tamamlamış…

Mesleğinde itibar kazanmış…

Hayatın içinde sınanmış…

Birikimini ve tecrübesini artık spora emanet edecek insanların sorumluluğudur.

Çünkü federasyon, insanın kendisini büyüteceği değil; kendisinden bir şeyler eksilterek sporu büyüteceği makamdır.

Ne yazık ki son yıllarda farklı bir manzarayla karşılaşıyoruz.

Bazı federasyonlarda branş görünmez hâle gelirken, yöneticiler her geçen gün daha görünür oluyor.

Profesyonel fotoğraf çekimleri…

Sinematik tanıtım videoları…

Özenle hazırlanmış sosyal medya içerikleri…

Sanki federasyon yönetilmiyor da kişisel marka yönetimi yapılıyor.

Oysa spor kamu hizmetidir.

Influencer faaliyeti değil.

Bir federasyon başkanının en değerli karesi, kendi portresi değil; madalya kürsüsündeki sporcusunun fotoğrafı olmalıdır.

Çünkü alkış, yöneticiye değil başarıya yakışır.

Federasyon koltuğu kişisel PR ajansına dönüştüğünde ister istemez şu soru soruluyor:

Burada spor mu yönetiliyor?

Yoksa gelecek kariyerler mi inşa ediliyor?

Bir federasyon başkanının başarısı, kaç takipçisi olduğu değildir.

Kaç kez televizyona çıktığı değildir.

Kaç video paylaştığı hiç değildir.

Ölçü bellidir.

Kaç yeni sporcu kazandırdın?

Kaç kulübü güçlendirdin?

Kaç antrenörü yetiştirdin?

Kaç çocuğun önündeki engeli kaldırdın?

Gerisi gürültüdür.

Spor ise gürültüyle değil, eserle büyür.

Federasyon laboratuvar değildir

Federasyon başkanlığının okulu yok.

Kimse doğuştan federasyon yöneticisi olmuyor.

İnsan öğreniyor.

Ama federasyon öğrenme laboratuvarı değildir.

Burası “tecrübe kazanma” makamı değildir.

[eii post_id=”600″ theme=”1″]

Tecrübe verme makamıdır.

Her seçimden sonra bütün kurumsal hafızanın sıfırlandığı bir sistem sürdürülebilir değildir.

Genel sekreter değişiyor.

Profesyoneller değişiyor.

Dosyalar değişiyor.

Ezberler değişiyor.

Sonra herkes yeniden aynı yolu keşfetmeye başlıyor.

Bir branş ise her dört yılda bir yeniden icat edilemez.

Kurumsallık; kişilere bağlı olmayan hafızadır.

Hafızasını kaybeden kurumların ise geleceği olmaz.

Asıl soru şu…

Yıllardır bana yüzlerce sporcu yazıyor.

Veliler yazıyor.

Kulüpler yazıyor.

Antrenörler yazıyor.

Hepsinin cümleleri farklı.

Ama dertleri aynı.

Kimse federasyondan mucize beklemiyor.

Sadece önlerinin açılmasını bekliyor.

Asıl soru şu:

Bir federasyon gerçekten kimi büyütüyor?

Kendisini mi?

Yoksa sporcuyu mu?

Çünkü cevap burada saklı.

Güçlü sporcu…

Güçlü kulüp oluşturur.

Güçlü kulüp…

Güçlü federasyon oluşturur.

Güçlü federasyon…

Güçlü ülke sporu oluşturur.

Sıralama hiçbir zaman tersinden işlemez.

Özerklik mi? Elbette… Ama…

Federasyonlar bağımsızdır.

Öyle de olmalıdır.

Ama bağımsızlık, sonuç üretmeme özgürlüğü değildir.

Federasyonlar kamu adına görev yapar.

Dolayısıyla başarıları kadar başarısızlıkları da kamuyu ilgilendirir.

Bir branş yıllarca yerinde sayıyorsa…

Sporcu sayısı artmıyorsa…

Kulüpler güçlenmiyorsa…

Uluslararası başarı gelmiyorsa…

Orada artık sadece federasyon konuşulmaz.

Devletin denetim sorumluluğu da konuşulur.

Çünkü özerklik…

Denetimsizlik değildir.

Denetim, bağımsızlığın düşmanı değil; güvencesidir.

Son söz yerine…

Fransa’nın spor yasasında çok güçlü bir yaklaşım var.

Sanırım mesele tam da burada düğümleniyor.

Federasyonlar devletin rakibi değildir.

Bakanlık da federasyonların vesayet makamı değildir.

İkisi de aynı emanetin taşıyıcısıdır.

O emanet ne bina…

Ne bütçe…

Ne makam…

Ne de koltuktur.

O emanet, sabah gün doğmadan servis bekleyen on üç yaşındaki sporcudur.

Annesinin uykusundan…

Babasının alın terinden…

Antrenörünün ömründen…

Kendisi için vazgeçtiği çocukluğundan emanet edilen o sporcudur.

Eğer kurulan bütün sistem onu güçlendirmiyorsa…

Ne kulüpler büyümüştür.

Ne federasyonlar başarılıdır.

Ne de spor gerçekten gelişmiştir.

Yunus Emre’nin dediği gibi…

Benim sözüm de sağır kulaklara değil…

O yankının içindeki sesi duyabilenleredir.

Çünkü bir ülkenin sporu, salonlarda değil önce vicdanlarda inşa edilir.

Ve o vicdanın ilk sorusu şudur:

İşte bir federasyonun gerçek başarı ölçüsü, bu soruya verdiği cevaptır.

Continue Reading

Trending

magazin haberleri