Teknoloji
Eğitimci Hayat Aras: ''Altay’dan Anadolu’ya Bitikler 1: Az Gittim, Uz Gittim''
Eğitimci-Türkolog Hayat Aras, ”Altay’dan Anadolu’ya Bitikler 1: Az Gittim, Uz Gittim” adlı yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Eğitimci-Türkolog Hayat Aras, ”Altay’dan Anadolu’ya Bitikler 1: Az Gittim, Uz Gittim” adlı yazısında şu ifadelere yer verdi:
”Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; zamanın tersine döndüğü, buzun ateşe büründüğü bilinmez bir devirde… Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek, Sibirya’nın ayazından donmuş pınarlar içerek; bir yaz, bir kış, bir de güz gittim. Yürüdüm yürüdüm, bir de dönüp arkama baktım ki ne göreyim? Ne bir bağ kalmış geride, ne de bir bahçe… Meğer koca dünyayı aşmışım da, sadece bir arpa boyu yol gitmişim.
Gittiğim yer tek bir arpa tanesi boyuysa da, ölçtüm biçtim; bir tren, iki uçak boyu yol kat etmişim. Yolum önce Novosibirsk’e düştü; oradan şamanların nefesiyle fısıldayan Altay Dağları’nın eteklerine, gizemli patikalara süzüldü. Şimdi tam önümde; göğsü göğe eren, sisler içinde devasa ve esrarengiz bir orman duruyor. Artık bu yeşil karanlığa girmek, Sibirya’nın güneyinde saklanan o tılsımlı, saklı yurda varmak vaktidir.
Dinleyenlerin aklı başta, söyleyenin dili taşta olsun! Söyleyenin dili nazardan korunsun, dinleyenin zihni masalla dolsun. Kırk gün kırk gece yürüdüm; azı gitti, gizemin çoğu kaldı. Sözü uzatıp tılsımı bozmayayım, gerçeği saklayıp yoldan sapmayayım… Kulak verin bu söze, bir masal anlatayım size…
Raylar akıp giderken, zaman; lokomotifin buharında eriyen bir rüya gibiydi. Demir atın sırtındaki kilometreler, yerini bitimsiz bozkırlara, vakur dağlara teslim etmek için eridi; şehirler silindi, derken yeryüzü bitti ve gökyüzünün kapıları açıldı. Bir değil, tam iki uçak boyu kanat çırptım bulutların ülkesinde. Güneşi doğarken yakaladım, yıldızları avucumda topladım.
“Fakat bu öyle büyülü bir coğrafyaydı ki, uçsuz bucaksız beyazlığın ortasında yönümü kaybettiğimde cebimdeki o tek taneyi çıkardım: Bir arpa tanesi. Yolu ölçmek için onu dağların karları üzerine bıraktığımda, masal bu ya, ucu güneye dönüp pusulam oldu. Meğer ben binlerce kilometreyi geride bıraktım sanırken, o minicik arpanın boyu kadar bile yol kat edemediğimi anladım sonsuzluğun karşısında. Çünkü Sibirya; insanı kendi küçüklüğüyle sınayan, uçsuz bucaksız bir devler ülkesiydi.”
Arpanın gösterdiği ilk durak, Ob Nehri’nin göğsünde parıldayan Sibirya’nın kalbi, Novosibirsk oldu. Burası destan ile gerçeğin el sıkıştığı yerdi. Nehir muhteşemdi; şehrin sokaklarında yürürken üşüyen nefesim, havada şiirsel bir ezgiye dönüşüyordu. Bilimin ve aklın kalesi olan bu şehir, ulu çam ağaçlarının koruduğu büyük bir ormanın kıyısındaydı. Göz alabildiğine uzanan tayga, insanı içine çağıran büyülü bir yeşil okyanus gibi uğulduyordu. Kulak verdim o uğultuya. Nehirlerin şarkısını dinlerken yolumun güzelliğini bir kez daha anladım.
Novosibirsk’in gizemli kapısından geçip arpanın izini sürmeye devam edince, karşımda yeryüzünün en asil efsanelerinden biri belirdi: Altay Dağları. Burası masal güzelliğindeki en çıplak, en büyüleyici gerçekti. Dağların dorukları gökyüzünü yırtıyor, gümüş kaplı zirveler güneşi bir ayna gibi yansıtıyordu. Şamanların davul sesleri rüzgâra karışıyor, Altay’ın gizemli vadilerinde geçmişimden sözler, atalarımın sesleri yankılanıyordu. İşte benim gittiğim o az yol, uz yol; asırlık çamların boy verdiği, geyiklerin rüzgârla yarıştığı Altay’ın ta kendisiydi. Arkamda bıraktığım bağlar, bahçeler çok geride kalmıştı; ama önümde duran bu vahşi, el değmemiş dünya, ruhuma ebedi bir yuva sunuyordu.
[eii post_id=”610″ theme=”1″]
Tayganın kapısı Novosibirsk’i geçip göğü kıskandıran dağlara yaklaşınca sabrım sabırsızlandı; ruhum prangalarından sıyrılıp kendisini bir astral seyahatte buldu. Zaman büküldü, mekân eridi. Gecenin karanlığında, yeryüzünün bir yerinde, bir çadırın önünde yanan kutsal bir ateşin başında buldum kendimi. Karşımda, yüz çizgilerinde yüzyılların yorgunluğunu taşıyan Altaylı bir teyze oturuyordu. Onun dudaklarından dökülen, buraların en eski, en sır dolu anlatılarını dinledim. Unutmamak için ateşin ışığını kalem, toprağı ise kâğıt yaptım ve yazdım.
Masal dediysem, buradaki insanların tüm kalbiyle inandığı, doğanın kendisine bürünmüş o büyülü gerçeklerden biriydi bu. Altay’ın en yüksek zirvesi olan Beluha Dağı, yerel dilde “Kutsal Ak Dağ” olarak anılıyordu. Efsaneye göre bu dağ, yeryüzünün gökyüzüyle birleştiği, ruhların dünyasına açılan gizli bir kapıydı. Dağın koruyucusu ise ak giysiler içinde, yüreği bir çocuk gibi temiz olan gezginlere görünen ulu “Dağ Ruhu”ydu.
Eğer bir kişi doğaya saygısızlık edip ağaçları incitir, nehirleri kirletir, dağların gücünü küçümserse; dağın ruhu öfkelenir, apak bir sis olup yolu bir nefeste tütsüler; adımları köksüz kılar, canı sonsuzlukla hiçlik arasında asılı bırakırmış. Altaylı teyzem, gözlerimin içine bakarak ateşe bir parça ardıç dalı attı. Ateş çıtırdarken fısıldadı: “Biz bu dağlara tırmanmayız yabancı, biz sadece onun eteğinde eğiliriz.”
Ateşe bir ardıç daha atıp çıtırtının sesine ses vererek ben de ona fısıldadım:
Altaylı anam bu sözleri duyunca gözlerindeki gölgeler çekildi, yüzündeki derin çizgiler şefkatli bir gülümseyişle gerildi. Gözlerini gecenin karanlığından ayırıp doğrudan ruhuma dikti. Elini usulca göğsünün, tam yüreğinin üzerine koydu ve başını yavaşça öne eğerek fısıldadı: “Evine hoş geldin kızım… Dağ, kendi bağrından kopan fısıltıyı her dilde tanır. Ruhun yukarıda uçuyorsa, adımların bu topraklarda asla ağırlaşmaz.”
Anam sustu, ateş sustu, ulu dağlar sustu, ben çoktan susmuştum. Temmuz ayında bile zirvesi bembeyaz bir düş gibi parıldayan Beluha’ya bakarken; ruhumun aslında hep bu topraklara ait olduğunu, insanoğlunun doğayı neden kutsadığını ve kutsal doğa karşısında neden sadece bir arpa boyu yol aldığımızı şimdi çok daha iyi anlıyordum…”
Teknoloji
App Skies’in uygulaması Zodya, bir ayda 10 bini aşkın indirmeye ulaştı
Mobil uygulama ekonomisinde ürün geliştirmek kadar, o ürünü kullanıcıya ulaştırmak da belirleyici hale geliyor. Kullanıcıların uygulamalara ayırdığı harcama yıldan yıla büyürken, reklam ve pazarlama ayrı bir bütçe kalemine dönüşüyor. Bu ortamda küçük ekipler, doğru içerik ve pazarlama kararlarıyla mağazalarda hızlı sonuçlar alabiliyor. Bir uygulamanın aylık indirme rakamları, hem ürünün hem de tanıtım çalışmasının performansını yansıtıyor. Çalışmalarını Girne’den yürüten App Skies kurucusu ve direktörü Asım Can Yağız, ürünlerinden Zodya‘nın büyümesini ve pazarlama deneyimini değerlendirdi.
Sensor Tower’ın State of Mobile 2026 raporuna göre kullanıcılar, 2025’te iOS ve Google Play’de ücretli uygulama ve oyunlar ile uygulama içi satın almalara 167 milyar dolar harcadı. Bu rakam, mobil uygulamaların artık tüketici harcamasının önemli bir kalemi haline geldiğini gösteriyor. Harcamanın bu ölçeği, abonelikle gelir elde eden ürünlerin faaliyet gösterdiği alanın genişliğini de ortaya koyuyor. Kullanıcıların bir uygulamaya ödeme yapması, o ürünün gündelik deneyimlerinde kalıcı bir yer bulmasıyla ilişkileniyor. Küçük ekiplerin geliştirdiği ürünler de bu harcama havuzunun bir parçası olarak kullanıcı buluyor.
Bu tabloda kullanıcıya ulaşmanın, ürünün ticari başarısındaki payı giderek artıyor. Sektördeki bu gelişmeler üzerine App Skies kurucusu ve direktörü Asım Can Yağız şu değerlendirmede bulundu: “Bir uygulamayı geliştirmek kadar, onu doğru kullanıcıya anlatmak da işin ayrılmaz bir parçası.” “Zodya‘da pazarlama çalışmasını bizzat üstlendim; ürünün ne sunduğunu bildiğim için bunu nasıl anlatacağıma da karar verebildim.” “Ocak 2026’da uygulamanın 10 bini aşan ilk indirmeye ulaşması, bu çalışmanın somut bir sonucu oldu.”
“İçerik ilgi gördükçe indirmeler de yükseldi”
Grand View Research, küresel mobil uygulama pazarının 2026 büyüklüğünü 322,6 milyar dolar olarak öngörüyor. Bu ölçek, kendi ürünlerini geliştirip uluslararası mağazalarda sunan şirketlerin faaliyet gösterdiği pazarın genişliğini ortaya koyuyor. Böylesine büyük bir pazarda bir uygulamanın fark edilmesi, ürün geliştirmenin yanında kullanıcıya ulaşma çalışmasını da gerektiriyor. Mağaza açıklamaları, uygulama içi aramalar ve sosyal medya içerikleri, bu çalışmanın farklı ayaklarını oluşturuyor. Bir uygulamanın aylık indirme hareketleri de bu çalışmaların birlikte değerlendirildiği bir gösterge sunuyor.
Yağız, Zodya’nın tanıtımında sosyal medya içeriklerinin belirleyici olduğunu belirtiyor. Uygulamanın kategorisindeki paylaşımları incelediğini, ilgi gören örnekleri kendi ürününün konusuna uyarladığını anlatan girişimci, popüler içerikler yakaladığında indirmelerde de yükseliş gözlemlediğini ifade ediyor. App Store Connect kayıtlarına göre Zodya‘nın Ocak 2026’da aldığı 10.872 ilk indirmenin, bu pazarlama çalışmasıyla birlikte değerlendirdiği bir dönemin sonucu olduğunu söylüyor. App Skies çatısı altında bu ürünü, görsel üretim uygulaması LUX, günlük planlama aracı Workr ve harcama takibine yönelik MoneyPot ile birlikte yürüttüklerini ekliyor.
Reklamla kullanıcı kazanmak ayrı bir bütçe kalemine dönüşüyor
SplitMetrics’in 2026’da yayımladığı karşılaştırmaya göre, incelenen 2025 Apple Ads arama sonucu kampanyalarında indirme başına ortalama maliyet 3,76 dolar olarak açıklanıyor. Bu veri, reklamla kullanıcı kazanmanın uygulama işletmelerinde ayrı bir bütçe kalemi haline geldiğini gösteriyor. Bir uygulamanın kullanıcıya ulaşması, yalnızca organik keşifle değil, planlı pazarlama çalışmalarıyla da şekilleniyor. Kullanıcıların ürünü hangi yollardan keşfettiği, mağaza aramalarından sosyal medya içeriklerine kadar farklı kanallara yayılıyor. Bu kanalların sonuçlarının takip edilmesi, işletmelerin pazarlama kararlarını yönlendiriyor. Reklam maliyeti ile organik büyüme arasındaki denge de küçük ekiplerin ürünlerini büyütürken gözettiği unsurlardan biri haline geliyor.
“Küçük bir ekiple ürün geliştirmek ve tanıtmak bir arada yürüyor”
Yağız, App Skies’in kurucusu ve direktörü olarak ürün geliştirme, teknik yapı ve pazarlama kararlarını yönetiyor; uygulamaların yazılım geliştirmesinde de doğrudan çalışıyor. App Skies Software Ltd, Mart 2024’te kurulan ve Gazimağusa’da kayıtlı, kendi mobil uygulamalarını geliştirip uluslararası mağazalarda yayımlayan bir teknoloji şirketi. Şirketin kurucusu ve direktörü Asım Can Yağız, küçük ekibiyle yürüttüğü çalışmayı ve hedeflerini şöyle anlattı.
“Ekibimizde bir uzman geliştirici ve bir ürün tasarımcısı yer alıyor; ürünün hem yazılımını hem ticari yönünü birlikte yürütüyoruz.” “Zodya‘nın yanında LUX, Workr ve MoneyPot gibi ürünleri aynı yapı içinde geliştiriyoruz.” “Zodya’nın bir ayda 10 bini aşan ilk indirmesi, KKTC’den ürün geliştirip kullanıcıya ulaştırma deneyimimizin somut sonuçlarından biri.” “Ürünlerimiz, İngilizce ile birlikte 33 dil seçeneğiyle farklı ülkelerdeki kullanıcılara sunuluyor.” “Girne’den yürüttüğümüz bu çalışmayı, ürün geliştirme ile pazarlamayı bir arada tutarak daha fazla dilde ve pazarda büyütmeyi hedefliyoruz.”
Teknoloji
Kadim miras gün yüzüne çıkıyor
Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Erzin İssos Kazı Başkanı Prof. Dr. Banu Özdilek, Başkan Yardımcısı Dr. Onur Tıbıkoğlu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Temsilcisi Leyla Ak’ı makamında kabul etti.
Ziyarette, sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları hakkında yetkililerden kapsamlı bilgi alan Vali Masatlı; şehrimizin binlerce yıllık tarihine ışık tutan çalışmaların bilimsel, kültürel ve tarihî mirasımızın korunması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Masatlı Hatay’ımızın sahip olduğu kadim mirasın gün yüzüne çıkarılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen kazı çalışmalarına Valiliğimizce bugüne kadar sağlanan desteğin, ilgili kurumlarımızla iş birliği ve koordinasyon içerisinde bundan sonra da sürdürüleceğini ifade etti.
[eii post_id=”1935″ theme=”1″]
Teknoloji
Kağızman Kaymakamı Cembekli, ilçedeki yatırımları yerinde inceledi
Kağızman’da devam eden kamu yatırımları ve yürütülen çalışmalar, Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Semih Cembekli tarafından yerinde incelendi.
İlçe genelindeki yatırımların son durumunu değerlendirmek amacıyla saha ziyaretleri gerçekleştiren Kaymakam Cembekli, ziyaret programı kapsamında Akçay Yol Kontrol Noktası, Bayraktepe Üs Bölgesi, yapımı devam eden Mustafa Yalçın İlköğretim Okulu ile İl Özel İdaresi yatırım programında yer alan Akyayla–Akçakale–Günindi köy yolu güzergâhında incelemelerde bulundu.
Çalışma alanlarında yetkililerden bilgi alan Kaymakam Cembekli, devam eden projelerin mevcut durumu, ilerleme süreci ve ihtiyaçlar hakkında değerlendirmeler yaptı.
Kağızman’ın gelişimi ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılması amacıyla yürütülen yatırımların planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması için çalışmaların yakından takip edildiği belirtildi.
[eii post_id=”742″ theme=”1″]
Kaymakam Cembekli, kamu yatırımlarının ilçeye önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek, sahadaki çalışmaların titizlikle sürdürüleceğini vurguladı.
-
Eğitim2 ay agoÜniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti
-
Ekonomi2 ay agoMemur emeklilerinin zam farkı ödemeleri 24 Temmuz'da hesaplarda
-
Kıbrıs Haberleri2 ay agoMaraş Ruh Sağlığı Merkezi İlk Yılında 1600 Hastaya Ulaştı
-
Türkiye2 ay agoKKTC’de Hava Isınıyor! Sıcaklık 41 Dereceye Kadar Yükselecek
-
Kıbrıs Haberleri2 ay agoGüzelyurt sahilinde sosyal tesis ve sörf kulübü dönemi başlıyor
-
Politika2 ay agoAK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: Türkiye'de sözün de kararın da sahibi millettir
-
Güncel2 ay ago2026-YKS’de 550 ve üzeri puan alan aday sayısı belli oldu
-
Güncel2 ay agoÖğrenci Affı TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi
