Spor
Spor Yazarı Ömer Gürsoy: "Bilirken susmadım"
Spor yazarı Ömer Gürsoy, “Bilirken susmadım” adlı köşe yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Spor yazarı Ömer Gürsoy’un ifadeleri:
”Aradan geçen yalnızca dört aya rağmen güncelliğini koruduğunu, hatta ne yazık ki daha da anlam kazandığını düşündüğüm için bu yazımı yeniden paylaşıyorum. Görünen o ki, mevcut gidişat değişmediği sürece bu yazıyı her dört ayda bir yeniden hatırlatma ihtiyacı duyacağım.
Bazen spor yazarlığı sadece analiz yapmak değildir… Bazen de spora dair bir sorumluluğun, bir dertleşmenin kaleme dökülmesidir.
Bazen düşünüyorum… Bildiği hâlde susan insanların çoğaldığı bir ortamda, konuşmak gerçekten kolay mı? Ben hep şu sözü kendime rehber edinmişimdir: “Bilirken susmak, bilmezken konuşmaktan daha kötüdür.” İşte spor üzerine yazarken de çıkış noktam tam olarak burasıdır.
Eleştirmek Değil, Yol Göstermek
Yıllardır sporun içinde olan biri olarak gördüğüm eksikleri, yanlışları ya da kaçırılan fırsatları dile getirmeyi bir sorumluluk olarak görüyorum. Ama bunu yaparken tercih ettiğim dil, yıkıcı bir eleştiri dili değildir. Daha çok nasihat eden, yol gösteren, dertleşen bir üslup kullanmayı tercih ederim. Çünkü inanırım ki spor gibi ortak bir değeri konuşurken amaç kimseyi yermek değil, daha iyisini birlikte aramak olmalıdır.
Bu yüzden yazılarımda bir hatayı ya da eksikliği dile getiriyorsam, onu yalnızca göstermekle yetinmem. Mutlaka bir çözüm önerisi de sunarım. Zira çözüm üretmeyen eleştirinin çoğu zaman fayda sağlamadığına inanırım. Benim derdim hata bulmak değil; sporun gelişmesine katkı sağlayacak bir fikir ortaya koyabilmektir.
Yönetici Olgunluğu
Elbette bütün bu yaklaşımıma rağmen, söylediklerimi eleştiri olarak yorumlayanlar da olacaktır. Bu da hayatın bir gerçeği. Açıkçası bunu çoğu zaman yöneticilik olgunluğu eksikliği ile açıklıyorum. Çünkü gerçek anlamda yönetici olgunluğuna sahip olanların, yapıcı fikirlerden rahatsız olmak yerine onlardan istifade etmeyi bildiklerini de gördüm.
Bunun en somut örneklerinden birini yıllar önce yaşadım.
2010–2011 yılları arasında Başbakan Müşaviri kadrosunda görev yaparken, aynı zamanda dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın danışmanı olarak çalışıyordum. O dönemde Türkiye’nin en güçlü gazetelerinden Habertürk’te zaman zaman yazılar kaleme alıyordum. Yazılarımda, Türk sporunda yapılan birçok başarılı işe değinirken, reformların bazı alanlarda eksik kaldığını düşündüğümü de açıkça ifade ediyordum.
Üstelik bunu bir bakan danışmanı olarak yazıyordum.
Peki sonra ne oluyordu dersiniz?
Sayın Özak beni arar ve çoğu zaman şu cümleyi kurardı:
İşte bana göre yönetici olgunluğu tam da budur. Yapıcı bir görüşten rahatsız olmak yerine onu dinlemek, değerlendirmek ve hatta teşekkür edebilmek…
[eii post_id=”1543″ theme=”1″]
Sporun İçinden Yazmak
Köşe yazılarımda sporun farklı alanlarına değinmeye çalışıyorum. Basketboldan futbola, tenisten padele; olimpiyat komitelerinden spor bakanlığı ile federasyon ilişkilerine; Türk sporunun kurumsal yapısından engelli sporuna ; tesis inşa etmekle çiftçilik yani sporcu yetiştirme konularına kadar geniş bir yelpazede yazmaya gayret ediyorum.
Bunun bir nedeni de şu: Yazdığım alanların birçoğunda yıllar içinde görevler yaptım, bazı alanlarda hâlâ görevlerim devam ediyor. Yani sporun bazı meselelerine sadece dışarıdan bakan biri değilim; çoğu zaman hem içinde hem de biraz dışından bakabilen bir konumdayım.
Bir yandan da spor benim için yalnızca bir yazı konusu değil, hayatın içinde yaşayan bir gerçeklik. Oğlum aktif olarak tenis oynuyor ve aynı zamanda milli padel sporcusu. Dolayısıyla spor, bizim evde konuşulan, yaşanan ve emek verilen bir alan.
Belki de bu yüzden yazarken sadece bir spor yazarı olarak değil; sporun içinde bulunmuş, farklı sorumluluklar üstlenmiş ve hâlâ sporun içinde yaşayan biri olarak kalem oynatıyorum.
Bu Bir Dertleşme Yazısıdır
Yaklaşık yirmi yıla yaklaşan spor yazarlığımda belki de ilk kez bu kadar açık bir dertleşme yazısı kaleme alıyorum.
Evet… Bu bir dertleşme yazısıdır.
Çünkü bazen susmanın kolay, konuşmanın ise zor olduğu dönemler olur. Ama ben hâlâ şuna inanıyorum:
Eğer bir konuda bilgi ve tecrübeye sahipseniz, susmak bir tercih değil; konuşmak bir sorumluluktur.
Ve sporun gelişmesi için bazen birilerinin konuşması gerekir.
Çünkü spor bazen sahada değil, susmayan kalemlerde kazanır.
Son söz; Dilerim bir gün bu yazıyı yeniden paylaşma ihtiyacı ortadan kalkar”
Spor
Beşiktaş ve Trabzonspor'un Avrupa yolundaki muhtemel rakipleri netleşti
UEFA Avrupa Ligi play-off turu kura çekimi sonrası Beşiktaş ve Trabzonspor’un olası rakipleri belli oldu. Avrupa kupalarında yoluna devam eden Beşiktaş ve Trabzonspor, grup aşamasına kalabilmek için kritik eşleşmelerle karşı karşıya gelecek.
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turunda Hradec Kralove’yi saf dışı bırakması halinde play-off turunda Dinamo Zagreb – Kauno Zalgiris eşleşmesinin kaybedeniyle mücadele edecek. Siyah-beyazlı ekip, Çek temsilcisine elenirse Avrupa defterini kapatmayacak; bu kez UEFA Konferans Ligi play-off turunda Panathinaikos – CSKA 1948 eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.
Avrupa Ligi’ne doğrudan play-off aşamasından katılan Trabzonspor ise Ferencvaros ile Gornik Zabrze arasındaki eşleşmenin kazananını bekliyor. Bordo-mavililer bu turu geçmesi halinde adını Avrupa Ligi grup aşamasına yazdıracak.
[eii post_id=”608″ theme=”1″]
Play-off karşılaşmaları 20 ve 27 Ağustos tarihlerinde oynanacak.
Spor
Süper Lig'in yeni sezonu Adnan Süvari adıyla oynanacak
Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 Trendyol Süper Lig sezonuna Türk futbolunun unutulmaz teknik adamlarından Adnan Süvarinin adını verdi. Böylece yeni sezon, “2026-2027 Trendyol Süper Lig Adnan Süvari Sezonu” olarak oynanacak.
Karşıyaka’da başladığı teknik direktörlük kariyerini Göztepe’de büyük başarılarla taçlandıran Adnan Süvari, takımıyla Avrupa’da tarihi başarılara imza atarak bir Türk kulübünü Avrupa kupalarında yarı finale taşıyan ilk teknik direktör olmuştu. Süvari ayrıca Göztepe’ye Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası zaferleri kazandırırken, A Milli Takım ve Türkiye Futbol Federasyonu’nda da önemli görevler üstlendi.
TFF, bu kararla Adnan Süvari’nin hatırasını yeni sezonda yaşatmayı hedefliyor.
[eii post_id=”2245″ theme=”1″]
Spor
Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi yolundaki muhtemel rakibi belli oldu
Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turundaki olası rakibi belli oldu. Sarı-lacivertli ekip, 3. eleme turunda Avusturya temsilcisi Sturm Graz’ı saf dışı bırakması halinde, Sparta Prag ile Lyon arasındaki eşleşmenin galibiyle play-off turunda mücadele edecek.
Devler Ligi’nde gruplara kalma yolunda kritik bir viraja çıkacak Fenerbahçe’yi, turu geçmesi halinde zorlu bir eşleşme bekliyor. Özellikle Avrupa kupalarında tecrübeli Lyon ile son yıllarda dikkat çeken Sparta Prag, sarı-lacivertlilerin önündeki en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor.
Fenerbahçe, ilk olarak Sturm Graz engelini aşmayı hedeflerken, play-off turunu da geçmesi halinde UEFA Şampiyonlar Ligi’nin lig aşamasında yer alma hakkı elde edecek.
[eii post_id=”737″ theme=”1″]
-
Eğitim2 ay agoÜniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti
-
Ekonomi2 ay agoMemur emeklilerinin zam farkı ödemeleri 24 Temmuz'da hesaplarda
-
Kıbrıs Haberleri2 ay agoMaraş Ruh Sağlığı Merkezi İlk Yılında 1600 Hastaya Ulaştı
-
Türkiye2 ay agoKKTC’de Hava Isınıyor! Sıcaklık 41 Dereceye Kadar Yükselecek
-
Kıbrıs Haberleri2 ay agoGüzelyurt sahilinde sosyal tesis ve sörf kulübü dönemi başlıyor
-
Politika2 ay agoAK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: Türkiye'de sözün de kararın da sahibi millettir
-
Güncel2 ay ago2026-YKS’de 550 ve üzeri puan alan aday sayısı belli oldu
-
Ekonomi2 ay agoEmeklilerin zam farkı ödeme tarihi belli oldu
